--> :::::....Haberlerinizi yollayın yayınlayalım. (admin@zileweb.com)......:::: <-- Zile için | Zileweb.Com ... 2008-2014 .:.

     
Üye Ol veya Giriş Yap

Kullanıcı:
Şifre:
Hatırla: 
Üye Ol:Şifremi Unuttum


 
  • Ana Sayfa
  • Zile Dökümanlar
  • Forumlar
  • Haberler
  • Resimler
  • Videolar
  • Oyunlar
  • Zile Firma Rehberi
  • Zile Linkler
  • Z.Defter
  • Sitede Ara
  • - Bu Sayfa 0,08 Saniyede Yüklendi

     » Ana Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Top List
  • Forumlar
  • Sitede Ara
  • Dosyalar
  • Dökümanlar
  • Resimler
  • Hakkımızda
  • Haberler
  • Dost Siteler
  • Videolar
  • Üyelerimiz
  • Oyunlar
  • Tavsiye Et
  • Radyo Dinle
  • Facebook
  • İletişim
  • Z.Defteri

  •  » Diger Bağlantılar
  • Zile Videoları
  • Zile Okul Videoları
  • Zile Yerel Seçim Videoları
  • Zile ve Yöresi Oyun Havaları
  • Zile Köy Videoları
  • Zile Kırk Hatim Videoları
  • Müftü Arif Kılıç Sohbetleri
  • Sizden Gelen Videolar
  • Eski Zile Resimleri
  • Yeni Zile Resimleri
  • Eski Zile Ahalisi Resimleri
  • Yeni Zile Ahalisi Resimleri
  • Zile Kış Resimleri
  • Zile Okul Resimleri
  • Zile Kalesi Resimleri
  • Sizden Gelen Resimler
  • Zile Makaleleri
  • Zile Hakkında
  • Zile Dökümanları
  • Zile'nin Ünlüleri
  • Zile Köyleri
  • Zile Nöbetçi Eczaneler
  • Zile Telefon Rehberi
  • Zile Haritası

  •  » Istatistikler
    IP Adresiniz : 54.82.216.134
    Son Üyemiz : Kalaycı
    Toplam Üye : 1070
    Aktif Üyeler :
    Aktif Kişi : 15
    Aktif Üye : 0
    Bugün Tekil : 225
    Bugün Çoğul : 913
    Toplam Tekil : 622926
    Toplam Çoğul : 4390866


     » Güzel Sözler

     » Programlar/Dosyalar
      En Yeniler
      En Hitler

     » BELGESEL ve FİLM İZLE
    YERLİ SİNEMA İZLE
    YABANCI SİNEMA İZLE
    BELGESEL İZLE

    Yandex.Metrica




    Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi | Zile için | Zileweb.Com
     » Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi
    Yazı Buyutu :  

    14 Kasım 2009 tarihinde Balıkesir Üniversitesi tarafından organize edilen, Bölgesel Kalkınma Kongresinde, Tokat, Samsun, Amasya ve Çorum ilerini kapsayan ‘Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi’ ile ilgili yapacağım sunum ve konuşma metnim ektedir. Saygılarımla bilgi ve eleştirilerinize sunarım.

    Ömer EKEN
    Gazi İ.İ.B.F
    İşletme Bölümü Öğrencisi
    0543 850 97 96
     

     

     

    Ömer Eken


    Gazi Üniversitesi
    İktisadi İdari Bilimler Fakültesi
    İşletme Bölümü Öğrencisi


    omereken@gazi.edu.tr


    Türkiye’de Bölgesel Kalkınma Örneği Olarak Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi
    Küreselleşmenin karşıtı olarak tanımlanabilen bölgesel kalkınma programları Türkiye’de, bölgeler arasındaki sosyal ve ekonomik farklılıkların giderilmesi açısından önem arz etmektedir. Bildiri çalışmamda Türkiye’de uygulanan bölgesel kalkınma programlarından biri olan, Amasya, Tokat, Çorum, Samsun illerini kapsayan, Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesinin sosyal ve ekonomik yönleri inceleyeceğim. Bu projenin yerel yönetimlerle olan bağını ve bölgesel kalkınma da yerel yönetimlerin etkilerini, Avrupa Birliği üye ve aday üye ülkelerdeki kalkınma modelleri ile karşılaştıracağım. Çalışmamda Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi çerçevesinde hibe desteği almış özel sektör temsilcileri ve bölgedeki ticaret ve sanayi odası temsilcileri ile görüşmeler yer alacak olup bu görüşmelerin sonucunda SWOT analizi yaparak çalışma tamamlanmıştır. Çalışmada, sonuç olarak yerel yönetimlerin katkısı olan bir bölgesel kalkınma projesinin ayrıntılı incelenmesi yapılmıştır.
    Anahtar kelimeler: Yerel yönetimler, Bölgesel Kalkınma, Fırsatlar ve Riskler, Küreselleşme, Yerelleşme
    Yesilirmak Water Basin Development Project as an Example of Regional Development in Turkey
    Regional development programs that can be defined as an antonym to the globalization are of significance with regard to eliminating the social and economic differences between the regions  in Turkey. I shall work out the social and economic aspects of Yesilirmak Water Basin Development Project – a regional development program executed in Turkey - comprising of the provinces of Amasya, Tokat, Corum and Samsun in my study. I will compare and contrast the relation of this project with local governments, and the effects of local governments for regional development with the development models in European Union member countries and candidate member states. This study will involve talks with representatives of chambers of commerce and industry active in the region as well as those of private industries and undertakings, the resultant findings of which will preferably form basis for subsequent SWOT analysis. Finally, the study will target a detailed and comprehensive analysis as well as assessment of a regional development scheme that contributes to local governments.         
    Key words: Local governments, Regional Development, Facilities and Risks, Globalization, Localization
    Giriş
    Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi, Samsun, Amasya, Çorum ve Tokat illerini kapsayan bir bölgesel kalkınma projesidir. Yerel yönetimlerin katkıları ve proje karar mekanizmalarına katılımları ile gerçekleştirilmesi öngörülmektedir. Başladığı tarih olan 1997’den 2023  yılına kadar olan havza gelişim vizyonu içerisinde, havzanın kültürel, ekonomik ve sosyal kalkınması planlanmaktadır. Proje kapsamında kurulan havza kalkınma birliği ise yerel yönetim odaklı kalkınmanın örneğini oluşturmaktadır. Devam eden gelişim projesinin başarı çıtası ise şu ana kadar ivmeli bir yükselişle devam etmektedir.  1.Bölgesel Kalkınma Tanım ve Yaklaşımlar
    ‘Kalkınma, salt üretimin ve kişi başına gelirin artışından ibaret olamayıp sosyo-ekonomik ve kültürel yapının da değiştirilmesi, geliştirilmesi anlamına gelmektedir.’ (Ildırar 2004:5) Kalkınma büyümeden farklı olarak sadece ekonomik verilerden yola çıkarak yorumlar yapmak yerine sosyal ve kültürel yaşantıdan, üretim ilişkilerinde ki değişimlerden ve büyüme grafiklerinin sürdürülebilir olmasından temel almaktadır.
    ‘Kalkınmaya, gelişme kavramından gitmek istediğinde karşımıza yaşam kalitesi çıkmaktadır. 20.yy son çeyreğinde ise gelişme ‘yaşam kalitesi’ ile ölçülmeye başlanmıştır. Yaşam kalitesi, özellikle nitelikli doğal, fiziksel, sosyal ve kültürel çevrenin varlığı ve tüketme\tüketilme olanağına kavuşulması anlamına gelmektedir.’ (DPT 2000:7)
    İkinci dünya savaşından sonra bölgesel farkların azaltılması yönünde çalışmaların olduğu ve kamu müdahalesinin bu dönemde farkları azaltıcı nitelikte yapılmasının gerekliliği ön plana çıkmıştır.
    ‘Bölgesel kalkınma bir anlamda fakirlik çemberinin kırılmasıdır ki; bu bölge içi gelişme potansiyelinin harekete geçirilmesi, dolayısıyla sermaye, bilgi, girişimcilik yeteneği gibi bölge dışı birikimlerin bölgeye ithali ve bunların birer itici güç şeklinde bölgeye çekilmesidir.’(Ildırar 2004:16)
    Bölgesel kalkınma bu yöntem ve hedef çevresinde üç temel ilke etrafında toplanmaktadır. Bu ilkler; sosyal karlılık, kalkınma kutbu ve halkın katılımı ilkeleridir.
    Sosyal karlılık ilkesi çerçevesinde geri kalmış veya kalkınma olan bölgelerde ekonomik karı düşük ancak bölgenin sosyal kültürel gelişimim için gerekli olan yatırımların kamu veya kamu iştirakli özel sektör girişimleri ile yapılması olarak özetlene bilir. Sosyal karlılık uzun vadeli bir bilgi birikimi hedefi ile bölgedeki sosyal ve kültürel dengelerin değişimi ve bu değişimden ortaya çıkacak olan dinamizm ile bölgelerin kalkınmasında temel teşkil etmektedir.
    Fransız iktisatçı Perroux’a göre, yatırımlar önce bir bölgede toplanmaya başlamaktadır. Bu bölge zaman içerisinde kalkınmanın merkezi haline gelmekte ve diğer bölgelere oranla çok daha hızlı kalkınmaktadır. (Perroux akt:Ildırar 2004:18) Böylece kalkınma aşama kat ederek bölgesel düzeyde gerçekleşecek, bir itiş gücü halinde diğer bölgelerde bu kalkınmadan etkilenecektir.
    Halkın katılımı ilkesi, ortak karar alma ve gerçekleşecek olan kalkınmada yöre insanının katkısı, katkı sonucunda ise yöre insanına arı değer üretmek amacındadır. İncelemekte olduğumuz YHGP(Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi) halkın katılımı ilkesi temelinde çok güçlü bağları bulunan, ortak çalışma, bilgilendirme ve yönetim konularında yerel yönetim destekli bir projedir.
       ‘2001-2005 yıllarını kapsayan Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planının ‘Bölgesel Kalkınma’ bölümüne dahil edilen temel öncelikler; sürdürülebilirlik, bölgeler arası entegrasyon, yaşam kalitesinin iyileştirilmesi, fırsat eşitliği ve katılım ilkeleri hesaba katan bölgesel politikalar uygulamak suretiyle bölgeler arası dengesizliği azaltmaktır.’ (Poroy 2004:1) Görüldüğü üzere ülkemiz bölgesel kalkınmanın temel amaçları konusunda gelişme kavramı açısından ve teorik birikim açısından kalkınmaya yaklaşmaktadır.





    (http://www.abvizyonu.com/wp-content/bka_2_1.jpg)
    Türkiye bölgesel kalkınma projelerine önem veren bir ülke olarak mevcut durumda, GAP(Güneydoğu Anadolu Projesi), DOKAP(Doğu Karadeniz Projesi), DAP(Doğu Anadolu Projesi), YHGP(Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi) ve Zonguldak-Bartın-Karabük Gelişim Projelerini yürütmektedir. Ayrıca bölgesel kalkınma aracı olarak KÖY(Kalkınmada Öncelikli Yöreler) ve Kırsal Kalkınma Projeleri ile de bölgesel dengesizlikleri ortadan kaldırmaya çalışmaktadır.
    2.Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi
    ‘Ülkemizde nehir havzalarını ‘Kaynaktan denize kadar’ bir bütünlük içerisinde ele alan, havzadaki mevcut su kaynakları potansiyelinin uzun dönemli dağıtımını kurallara bağlayan, diğer bir ifade ile havza planlaması yapan bir kurum ve kuruluş mevcut değildir. Nehir havzaları bazında bir planlama yapılmaması ve ülkemizde gelişmiş ülkelerdekine benzer su hakları yasasının mevcut olmaması nedeni ile su kaynaklarının kullanılması konusunda zaman zaman bazı sıkıntılar yaşanmaktadır.’ (Lekesiz vd. 2005:2)
    Yeşilırmak su havzası da ülkemizdeki akarsu havzaları arasında yüzölçümü açısından üçüncü en büyük akarsu havzası konumundadır. Yeşilırmak, Sivas ilimizden doğup, Çekerek, Tersakan ve Kelkit adında üç temel koldan beslenerek Çarşamba ilçemiz açıklarında denize dökülmektedir.
    ‘Yeşilırmak Havzası, Amasya ve Tokat illerinin tamamı ile Samsun, Çorum, Yozgat İllerinin büyükçe bölümleri; Giresun, Ordu, Gümüşhane, Erzincan ve Sivas illerinde küçük bölümleri dahildir. Ortalama 3446-5525 mh3\yıl su potansiyeline sahip, yıllık ortalama 646 mm yağış alan, akış\yağış oranı %68 ve yer altı su potansiyeli 608 hm3\yıl olan bu havza üzerine 57 adet baraj kurulabilecek bir yapıya sahiptir.’(Poroy 2004:10)
    ‘Ayrıca proje yaklaşık 40.000 metrekarelik ve 450 km uzunluğunda olan bir alan için planlanmaktadır. Proje kapsamında 4 il, 44 ilçe, 195 belde,ve 2646 köy bulunmaktadır.’ (Poroy 2004:11)
    Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesinin temelleri 13.06.1996’da Amasya Valiliği’nin ön çalışması ile Yeşilırmak Havzasında, kirlilik, akı rejimi düzensizliği ve erozyon gibi başlıklar altında çalışmak üzere bir komite kurularak atılmıştır. 20.06.1996 tarihinde ise Tokat, Amasya, Samsun, Çorum ve Yozgat illeri ile 19 Mayıs Üniversitesi ve sivil toplum kuruluşları ile bir ön hazırlık toplantısı düzenlenmiştir. Toplantıdan çıkan sonuç neticesinde gerekli çalışmalar yapılarak Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi adı altında bir proje DPT ile birlikte hazırlanmıştır.
    Bakanlar Kurulunun 23 Eylül 1997 tarih ve 97\9993 sayılı kararı ile bugünkü ismiyle Yeşilırmak Havzası Kalkınma Birliği olan, Yeşilırmak Havzası İl Özel İdareler Hizmet Birliği kurulmuştur. 2004 yılında birlik bugünkü adını almıştır.
    YHGP ile ilgili olarak 1998 yılı içerisinde DPT, proje kapsamındaki il valilikleri, Tübitak ve ilgili kamu kuruluşlarının katılımıyla bir toplantı yapılmıştır. Bu toplantı havza gelişim projesinin ana teorik hatlarını çizmiştir. Bu toplantının özet olarak önemli başlıkları şöyledir;
    a) YHGP akı rejimini düzenlenmesi, su ve çevre kirliliği ve erozyon kontrolü gibi fiziki konuların yanında sosyal, kültürel ve tarihsel boyutunun da göz önünde tutulduğu bir projedir.
    b) Projenin, yerel inisiyatifle oluşmasının, bir adem-i merkeziyetçilik örneği oluşturduğu ve yerel destek gerektirdiği belirtilmiştir.
    c) Projenin başarısı için belediyeler, özel sektör ve üniversitelerin desteklerini sağlanması gerekliliği belirtilmiştir.
    d) Proje liderlerinin valiler olduğu belirtilmiştir. (Lekesiz vd. 2005:4-8)
    Yeşilırmak Havzası Kalkınma Birliği beş ilin özel idarelerini bölgesel kalkınma amacıyla bir araya gelerek oluşturdukları bu birlik bölgesel-yerel kalkınma modeli açısından ve havza kalkınma planı açısından bir ilktir.
    ‘Bu projenin en önemli özelliklerinde biri de bölgesel niteliği ve proje yönetiminin bir yerel yönetim birliği olmasıdır.’ (Poroy 2004:9)
    ‘YHGP ile birlikte belde düzlemindeki hemşericilik ve belde ya da il çıkarlarının ön planda tutulduğu yerleşik yapılanmanın yerini bölgesel çıkarları gözeten politikalara bırakması gereği ortadadır.’ (Poroy 2004:11) bu düzlemden bakıldığında proje bir akarsu havzasındaki sosyal ilişkiler kavramını da etkilemeyi hedeflemesi bakımından önem teşkil etmektedir.
    Proje amaçları sıralandığında karşımıza sürdürülebilir soysa-ekonomik hedefler çıkmaktadır. Örneğin;
    Kent yaşamı ve kültür düzeyini geliştirmeye yönelik düzenlemeler yapmak.
    Bölgedeki kentler için vizyon oluşturucu proje ve programları belirlemek.
    Çevre ve ekoloji sorunlarına ilişkin kararlar oluşturmak.
    Ulaştırma ağını geliştirecek projeler üretmek.
    Havzada üretimi ve istihdamı artırıcı, göçü önleyici projeler geliştirmek.
    Bölgesel arazi ve kaynak kullanımı kararlarını oluşturmak.
    KOBİ’lere ilişkin kararlar oluşturmak.
    Kentlere yönelik sosyal hizmetlere ilişkin kararları oluşturmak.
    Kalkınmanın büyüme grafikleri ile mümkün olmayacağı, kültürel, sosyal ve ekonomik ilişkiler bütünü ile oluşacağı kanısı bu projenin gelişim sürecinde karşımıza çıkmaktadır. Projenin, çevre ve kültür ile ilgili hedefleri yerel kaynakların desteği ile sürdürülebilir bir bölgesel kalkınma modeli ortaya koymaktadır.

    2.1 Yeşilırmak havzasının Sosyo-Ekonomik Yapısı
    ‘Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat İllerini kapsayan, TR83 adı verilen bölgesel kalkınma bölgesi Türkiye yüzölçümünün yüzde 5’ini kapsamaktadır.  TR83 bölgesi gelişmişlik ve diğer kalkınma göstergeleri bakımından, doğu ve batı bölgeleri arasında tanımlanabilecek bir geçiş bölgesi olduğu görülmektedir.’ (Dolsar 2006:2-2)
    ‘Bölge ilçeler genellikle 3. Derece gelişmiş ilçeler kategorisinde yoğunlaşmaktadır. Bu kategorinin genel özelliği, demografik göstergelerin çoğunun Türkiye ortalamasının altında olması ve nüfusun büyük çoğunluğunun tarım sektöründe çalışmasıdır.’(Dolsar 2006:2-5)
    ‘Bölge geniş bir tarım alanına sahiptir. Yeşilırmak ve Kızılırmak ırmaklarının denize döküldüğü yerlerde delta ovaları mevcuttur. Bölgede ekonomik olarak sulanabilinecek 530 875 ha alanın yüzde 45,3’ü sulanabilmektedir.’ (Dolsar 2006:2-6)
    ‘YHGP dahilindeki tarım yapılan üretim alanlarında 2000 yılından 2007 yılına kadar olan süreçte %6’lık bir azalma meydana gelmiştir. Meydana gelen azalmanın sonucunda toplam tarımsal üretim %21 oranın da azalmıştır.’(TÜİK 2008:114)  
    ‘Bölge arı florası için çok uygundur. 2002 yılı verilerine göre kovan başına 18,3 kg olan bal üretimi, Türkiye ortalaması olan 17,9’dan daha yüksektir.’ (Dolsar 2006:2-10) TÜİK verilerine göre 2006 yılında kocan bal üretimi 13,41 kg olarak gerçekleşmiş, 2007 yılında bu rakam 13,66 kg olmuştur. 2008 yılı verilerine göre ise bu rakam 17,01 kg yükselmiştir. Bu dalgalı seyir iklimsel şartlara, tüketim talebine ve salgın hastalıklara bağlamak mümkündür. Havza birliği, 15 yıllık uzun vadeli bir arıcılık öngörüsü ile bu dalgalanmaları en az düzeye indirmeyi hedeflemektedir.
    Özellikle Çorum’da tavukçuluk sektörü bölge için önemli bir katma değer oluşturmaktadır. Projenin başlangıcı sayılan 1997 yılında 5.731.200 olan kümes tavuğu sayısı ve elden elden 1.124.174.000 yumurta, 2008 yılı verileri ile 5.617.567 adet kümes tavuğuna ve 1.192.525.000 yumurta sayılarına gerilemiştir. Yine bu sektörde de dalgalı bir hareket mevcuttur.
    ‘TR83 bölgesi kapsamında bulunan bütün illerde üniversite mevcuttur ve bütün illerde meslek liseleri ve fen liseleri vardır. Okuma yazma bilmeyenlerin oranı 1980-2000 döneminde Türkiye ortalamasının üzerinde olmuştur ve bölgede kadın nüfusun dörtte biri, hala okuma yazma bilmemektedir.’(Dolsar 2006:2-13)
    ‘Bölgenin sağlık hizmetleri ortalaması da Türkiye ortalamasının altındadır. Türkiye’de hekim başına düşen kişi sayısı, 2005 yılı itibariyle 715 olmasına karşın bölgede 924’dür.’ (Dolsar 2006:2-14) TÜİK’in 2009 yılın Ağustos ayında yayınladığı TR83 Bölgesi Ekonomik Göstergeler yayınına göre 2000 yılından 2006 yılına kadar bölgedeki uzman hekim sayısı %39 artmış, pratisyen hekim sayısı da %19 artmıştır.
    Bu havza projesinin hedefleri arasında çevre ve su kirliliğinin önlenmesi olduğundan atık su arıtma tesislerini önemi yüksektir. Bölgede mevcut yedi adet atık su artıma tesisi bulunmaktadır.
    2006 yılı verilerine göre Samsun’da mevcut 7.972(1000 metreküp\yıl) kapasiteli ve mevcut nüfusun %14’üne hizmet veren 3 atık su artıma tesisi, Çorum’da 11.199(1000 Metreküp\yıl) kapasiteli ve mevcut nüfusun %54’üne hizmet veren 2 atık su arıtma tesisi ve Tokat’ta 360(1000 Metreküp\yıl kapasiteli ve mevcut nüfusun %0.8’ine hizmet veren 2 atık su arıtma tesisi mevcuttur. Amasya ilinde ise atık su artıma tesisi mevcut değildir.(TÜİK 2008:85)
    Bölge göç vermekte olup, proje başlangıcından bu güne halen bu özelliğini muhafaza etmektedir. 2008 yılı TÜİK verilerine göre net göç hızı Tokat ilinde -10,15,  Samsun İlinde -4,23, Amasya İlinde – 7,76, Çorum İlinde -15 olarak saptanmıştır.  

    2.2 Güçlü-Zayıf-Tehdit-Fırsat(SWOT) Analizi Sonuçları
        Bu kısımda bölgenin avantajları ve dezavantajları değerlendirilecektir. Bölgenin ekonomik, sosyal ve coğrafi şartları göz önünde bulundurularak, proje bölgesinin şartları incelenecektir.
    2.2.1 Güçlü Yönler
    Yeşilırmak Havza Birliği,belediye birlikleri, odalar ve gelişmiş sivil toplum kuruluşları gibi kuruluşların birlikte çalışma deneyimleri
    Meyve, sebze şeker pancarı, hububat gibi tarım ürünlerinin çeşitliliği ve hayvancılık imkanları
    Kuru, sulu ve sulanabilir geniş tarım alanlarının varlığı
    Bölge ihtiyacını karşılayacak yeterlilikte küçük sanayi siteleri ve organize sanayi bölgelerinin mevcudiyeti
    Ticareti kolaylaştırıcı ve sanayileri cezp edici özellikteki coğrafi konum
     Bölgedeki dağlık yapı, kıyı yapısı ve tarihi eserler ile donatılmış zengin kültürel doğal miras
    Bol miktarda nitelikli ve ucuz işgücü mevcudiyeti

    2.2.2 Zayıf Yönler
    Teknoloji, sulama ve organizasyon yetersizliklerinden kaynaklanan ve kırsal ekonomideki talep azlığına ve düşük gelire sebep olan tarım uygulamaları
      Dağlık bölgelerdeki kış şartlarının ağırlığı, zor iklim koşulları ve yağışı yetersiz alanlar
    Girişimcilik azlığı, küçük sanayi sitelerinin azlığı, modern yönetim eksiklikleri
    Bölgenin büyük kısmının hizmetlerden yararlanamaması ve ana pazardan uzaklığı
    Altyapı zayıflığı ve bölgenin doğal, kültürel değerlerinin tanıtılmasındaki yetersizliklerin sebep olduğu gelir düşüklüğü
    Erozyon, ormansızlaşma, şehirlerde ve kırsal alanda sanayi ve hayvancılıktan kaynaklanan hava, su ve toprak kirliliğinin yarattığı ciddi sorunlar
    2.2.3 Fırsatlar
    Yeni yerel, ulusal ve uluslar arası pazarların ve çiftçi birliklerinin geliştirilmesi ve modern tarım metotlarının uygulamaya konularak kırsal gelirin artırılması
    Meyvecilikte yeni pazarlama metotları, daha iyi ambalajlama ve işleme uygulaması ve geliştirilmiş türlerin üretilmesiyle katma değerin artırılması
    Pazarlama ve kalite gibi alanlardaki yönetim becerisini geliştirmeye yönelik eğitim ve kalkınma programlarının hedef alan imalat ve hizmetlerdeki KOBİ sayılarının artması
    Sürdürülebilir yayla ve kıyı turizmi, hanlarda konaklama sağlanması gibi yeni hizmet alanlarının geliştirilmesiyle kültürel ve doğal zenginliklerin tanıtımları yapılarak turizm gelirlerinin artırılması.
    Eğitimin desteklenmesi, eğitim ile iş dünyası arasında bağlantı kurulması, kooperatifler ve diğer iş yeni iş sahalarıyla gençlerin ve kadınların ekonomiye bütünüyle uyum sağlamaları
     Yerel, ulusal ve uluslar arası yakın işbirliği sağlayarak üniversiteler, okullar, araştırma kurumları ve iş çevreleri arasında yeniliğe yönelik faaliyetlerin teşvik edilmesi
    Yeşilırmak Havza Birliği, odalar ve sivil toplum kuruluşları dahil yerel kuruluşların güçlendirilerek bunların faaliyet alanlarının genişletmek ve bölgedeki öncülüklerinde ve hizmet sunumlarındaki rollerini arttırmak.

    2.2.4 Tehditler
    Yüksek borçlanma maliyetinin ve finansal altyapının az gelişmiş olmasının tarım ve yatırımlardaki reformları etkilemesi
    Yaşlı işgücünün ve kaynak yetersizliğinin kırsal geliri artırıcı gayretlere engel teşkil etmesi
    Yeni bilgisayar ve haberleşme teknolojileri sahalarında iş imkanları yaratacak sermaye birikiminin oluşturulamaması
    Bütün sektörlerdeki yetişmiş eleman eksikliği. Yerel birliklerin, ortaklıkların ve sivil toplum kuruluşlarının yeterince gelişmemiş olması
    İstihdam imkanlarının yokluğunun ve bölge ile batı bölgeleri arasındaki gelir seviyesi arasındaki artan vasıflı genç nüfusun bölge dışına göç etmesine sebep olması
    Sürdürülebilir tarım ve sanayi uygulamalarının olduğu yerlerde olan aşırı göç nedeniyle çevresel bozulmaların devam etmesi.   

    Yapılan  analiz sonucunda havza yönetimi dört ana başlıkta stratejik amaç belirlemiş ve amaçlar etrafında öncelikler  belirleyerek bölgesel kalkınma için gerekli projeler hazırlanmıştır.
    GZTF analizi incelendiğinde bölgenin, beşeri koşullarının geliştirilebilme olanağının yüksek olduğu buna karşın fiziki koşullardan kaynaklı sıkıntıların olduğu görülmektedir.

    2.3 Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesinde Stratejik Amaçlar ve Proje Hedefleri
    Havza yönetimi analizin sonucunda stratejik amaçlar ve öncelikler belirlemişlerdir. Etkin bir mekansal organizasyonun oluşturulması, insan kaynaklarının ve toplumsal yapının geliştirilmesi, işletmelerin rekabet gücünün artırılması ve dışa açılma, ekolojik dengelerin korunması, çevrenin korunması ve durumların iyileştirilmesi, kurumsal yapının güçlendirilmesi belirlenen stratejik amaçlardır.
    Bu amaçların gerçekleşmesi için birçok öncelik belirlenmiştir, bu önceliklere bağlı olarak tedbirler ve projeler sınıflandırılmıştır.
    ‘Proje kapsamındaki öncelikler arasında aşağıdaki başlıklar vardır.’(Poroy 2004:20)
    Genç nüfusun bilgi ve becerilerinin artırılması
    İnsan kaynaklarının geliştirilmesinde piyasa gereksinimlerinin göz önünde bulundurulması
    Kadın işgücünün desteklenmesi
    Pazarlama konusunda girişimcilerin eğitilmesi
    Tarımsal pazarlamanın desteklenmesi(depo, tasnif, standardizasyon, ambalajlama)
    Üretici birliklerinin maddi kaynaklarla desteklenmesi
    Eko tarımın desteklenmesi
    Tarım ve tarıma dayalı sanayinin desteklenmesi
    Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı enerji üretimi kullanımı
    Turizme yönelik küçük işletmelerin desteklenmesi
    Bu başlıkların öne çıkmalarının sebebi ise sürdürülebilir kalkınma projelerini kapsamalarıdır. Bu başlıklar altında gerçekleştirilecek olan projeler, merkez görevi görüp, kendilerine bağlı gelişen sektörler oluşturmaları açısından önemlidir.
        YHGP kapsamında gerçekleştirilmesi hedeflenen projelere bakıldığında ise sürdürülebilirlik açısından dikkat çekenleri şöyle sıralaya biliriz.
        Kente göçenlerin barınma sorununun çözümüne yönelik barınma ofislerinin kurulması projesi, belediyeler eliyle gerçekleştirilmesi hedeflenen bir projedir. Projenin kaynak ihtiyacı 28 milyon TL olarak hesaplanmıştır. Havza ana planında GANT şemasında proje 2006 ve 2023 tarihleri arasında gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir. (Dolsar: 2006:5-52)
        Gezici toprak analizi laboratuarlarının kurulması ve gübrelemenin toprak ve yaprak analizleri sonucunda yapılması hedeflenmiştir. Bu proje tarım il müdürlükleri eliyle yürütülecek olup, kaynak ihtiyacı 15 milyon TL olarak öngörülmektedir. Proje 2006 ve 2023 tarihleri arasında gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir. (Dolsar 2006:5-52)
        Amasya, Tokat, Çorum illerinde tıbbi ilaç ve baharat bitkileri üretiminin geliştirilmesi projesi ise bölgenin 136 Milyon TL ile bölgenin en çok kaynak ihtiyacı olan projesidir. Projenin tarım il müdürlükleri ve özel sektör tarafından hayata geçirilmesi hedeflenmektedir. 2023 yılında tamamlanması öngörülmektedir. (Dolsar 2006:5-52) Bu proje ile bölgenin üretim alışkanlıklarında değişikler yaşanacaktır ancak projenin yürütülmesi kapsamında üniversitelere de yer verilmesi hem bilimsel bilgi birikiminin projeye katkısına hem de ihtiyaç duyulan kaynağın bulunması yönünde katkısı olacağı noktasıyım.
        Samsun Limanı’nın geliştirilmesi projesi, 2010 yılında bitmesi hedeflenen ve 15 Milyon TL’lik yatırım ile sonuçlanması hedeflenen bir projedir.(Dolsar 2006:5-52) Bu proje hayata geçtiğinde, gelişim havzasının dışa açılma, ihracat ve üretimden kaynaklı yarı mamul ve ham madde ihtiyaçlarının karşılanması noktalarında önemli bir adım olacaktır.
        Tokat’ta ki termal kaynakların kullanılmasına ilişkin bir diğer önemli proje ise 50 milyon TL kaynak ihtiyaçlı, 2023 yılında bitirilmesi öngörülen, termal kaynakların seracılıkta kullanımı ve cam sera inşa edilmesi projesidir.(Dolsar 2006:5-52)
    Bütün bu projelerin dışında havzadaki kalkınma birliği tarafından çeşitli fonlardan desteklenen özel sektör ve kooperatiflerin hazırladığı küçük ölçekli projelerde mevcuttur.
        Örneğin; Amasya İl Tarım Müdürlüğü ve Ziraat Odası işbirliği ile ortaklaşa yürütülecek olan Meyveciliği Geliştirme ve Fidan Üretimi Projesi, AB yapısal fonlarından finanse edilecek olup maliyeti 3.146.919 Euro olup, talep edilen miktar ise 1.757.476 Euro’dur. (Poroy 2006:22)
        3.Dünya’dan Bölgesel Kalkınma Strateji Örnekleri
        Gelişen ve değişen dünya düzeninde, yeni üretim ilişkileri ve sosyal yapılar meydana gelmektedir. Bölgesel gelişme de bu değişimlerden etkilenmiştir. Bölgesel otarşi(kendi kendine yeterli bölge) kavramı yerine, uluslar arası ekonominin bir parçası olan yeni ekonomik disipline yaklaşımlar gelişmiştir.
        Yeni bölgesel kalkınma anlayışı gelişmiş ülkelerde, bölgesel gelişme anlayışlarında değişiklikler yapmışlardır. Bu gelişmeler esnasında Bölgesel Kalkınma Ajansları yapılanmaları ortaya çıkmıştır.
    İngiltere Bölgesel Kalkınma Ajansları konusunda örnek olarak incelenebilecek bir ülkedir. 1998 yılında BKA kanunu çıkartmıştır. Kanunun ardından kurulan BKA’lardan sadece Londra Kalkınma Ajansı kamusal niteliktedir.
        ‘İngiltere’de ki Bölgesel Kalkınma Ajanslarının yönetim kurulları 1 başkan ve 14 yönetim kurulu üyesinde oluşur. Kurul üyelerinin en az 3’ü bayandır. Üyeler alanlarında uzmanlaşmış iş, eğitim, ticaret odaları ve sendikalardan gelen kişilerden oluşmakta ve parlamentonun yetkili kıldığı komisyonlar tarafından başlangıçta 3 yıllığına atanmaktadırlar.’ (Ildırar 2004:123)
    ‘Ajanslara kuruluşlarının ilk aktı ayı içerisinde kendi bölgesel gelişme stratejilerini oluşturma görevi verilmiştir. Bu stratejiler bölgelerin spesifik ihtiyaçlarına yönelik hazırlanmakla birlikte, ulusal politikaları da destekleyici niteliği bulunmaktadır.’ (Ildırar 2004:124)
    Görüldüğü üzere yerel özerklik ile kurulan ve kamusal olmayan ajansların oluşturduğu planların ulusal çıkarlar doğrultusunda olması önemli bir konudur, bağımsız olan bu ajansların, ulusal hedefler doğrultusunda planlar oluşturması için yönetim kurullarının parlamento tarafından seçilmesi önemli bir noktadır. Böylelikle ajanslar kamu kaynakları kullanmazken, kullanılan yerel kaynakların denetimi de merkezi hükümetin kontrolü altında olmaktadır.
    İngiltere’de ki Bölgesel Kalkınma Ajansılarının faaliyet göstergeleri arasında bulunan ‘Yeni kurulan işletme sayısı ve piyasa kalıcılığı oranı’ ibaresi sürdürülebilir olma özelliğinin yansıtmaktadır. Ayrıca ajanslar bölgesel fonlar vasıtasıyla, bölge halkının yaşam kalitesinin yükseltilmesi ve kalkınmada bölge halkının katkısı konularında çalışmalar yapmaktadırlar.
    ‘Bir diğer Avrupa ülkesi olan Avusturya’da farklı bir bölgesel kalkınma yaklaşımı karşımıza çıkmaktadır. Federal bir ülke olan Avusturya’da yetki ve sorumluluklar; federal hükümet, eyalet yönetimleri (Lander) ve yerel otoriteler arasında paylaşılmıştır. Bölgesel planlama kanunlarının çıkarılması yetkisi sadece eyalet yönetimlerine verilmiştir.’ (Ildırar 2004:131)
    ‘Bazı şehirlerin ajansları ya da bölgelerini geliştirmek için departmanları bulunmaktadır. Yerel ajanslar, ulusal ajanslarla işbirliği içinde çalışmakta ve bunun yanı sıra kendi bölgelerine dış yatırımcıları çekmek için girişimlerde bulunmaktadırlar.’ (Ildırar 2004:131)
    Avusturya’da ki sistemin temelinde siyasi istikrar vardır. Ancak ulusal planlama politikalarında bağımsız olarak hareket eden yerel ajansların varlığı, ileriki yıllarda bölgesel dengesizliklere sebep olabilecek noktadır. Başarılı yerel ajanslar dış yatırımlar konusunda ilerlerken, diğerlerinin bu ivmeli harekete ayak uydurmalarının zorluğu göz önünde bulundurulmalıdır. Bölgesel planlamanın yerel otoriteler eliyle yapılması iyi bir örnek teşkil etmesine rağmen, kanun yapması yetkisinin devri tartışmaya açıktır.
    Sanayi devrimi ile birlikte bölgesel farklıların ortaya çıktığı ve bu farklılıkların siyasi sonuçlar ortaya çıkardığı Fransa’da ise durum farklıdır. ulusal ve yerel planlamanın ortaklaşa hareket etmesinden kaynaklı bir gelişme söz konusudur.
    1982’den sonra ülke 22 farklı bölgeye ayrılmış ve bölgelere çeşitli yetkiler verilmiştir. Ancak bu yetkilerin verilmesi Fransa’nın bölgesel kalkınmada ki yaklaşımına olumluluğu tartışılabilecek bir yöntem eklemiştir.
    ‘Kalkınma faaliyetlerinin bütününün yürütülmesi, devlet kuruluşları ve mahalli idarelerle koordineli çalışan ve doğrudan Başbakana karşı sorumlu olan ‘Karma Ekonomi’ şirketlerine devredilmiştir.’ (MGK 1993:402)
    Bu şirketler devletin bağlı ortaklık veya iştirak şeklinde ortak olduğu ve yerel inisiyatiflerin yönetimlerindeki şirketlerdir. Burada devlet, az gelişmiş bölgelere doğrudan kamu yatırımı yerine teşvik mekanizmaları içerinde ortak olma yönetimi kullanarak, kamu kaynakların verimliliğini ve etkinliğini artırmıştır. Ayrıca piyasa ekonomisine doğrudan, katı devletçi anlayışla müdahale yerine karma ekonomik bir anlayışla müdahil olmuştur. Bu yöntemin ülkemizde tartışılması ve geliştirilmesi tartışmaya açılmalı ve sürdürülebilir kalkınma noktasında önemle incelenmelidir.
    4.Sonuç Yerine
    Küreselleşme dünyada ulus devletleri tehdit edecek boyutlara ulaşmıştır.  Küreselleşmenin karşından yükselen yerelleşme ise, ulus devletlerin bütünlüklerine tehdit unsuru haline artan bir ivme ile gelmeye devam etmektedir.
    Bölgesel gelişmişlik farklarının siyasi sonuçlarının sancılarını çeken ülkemizde bölgesel kalkınmaya ve yerel yönetimlerin yetkilerine yeni bakış açıları ile yaklaşımlar getirilmelidir.
    Gelir dağılımda ki eşitsizlik ve tasarrufun ve yatırımları Milli Gelire oranının Avrupa ülkelerine göre düşüklüğü sorunu ülkemiz için halen önemli bir ulusal kalkınma problemidir. Kalkınmanın beşeri ve fiziki sermayenin birlikte artışı ile gerçekleşeceği göz önünde bulundurularak, bölgesel planlamanın ulusal kalkınma için önemi açıkça görülmektedir.
    Nurkse’ye göre düşük gelir düzeyi düşük tasarruf ve talep düzeyini; düşük tasarruf ve talep düzeyi, düşük yatırım düzeyini; yatırımların azlığı yetersiz sermaye birikimini ve bu nedenle düşük verimliliği ortaya çıkarır. Yani yoksulluk yine yoksullukla açıklanmaktadır. (Adıgüzel 2006:15)
    Bu paradoksal durum ülkemizde tespit edilebilecek noktadadır ayrıca ülkemizde, çalışan yoksulluğu (Working Poverty) kavramı da göz önüne alındığında istihdam sorunların çözümü kalkınma için yeterli olmamaktadır.
    Tüm bunlar göz önüne alındığında Nurkse’nin yoksulluk tanımının aşılması için, piyasa ekonomisi şartları uygun değildir. Bu yüzden kamu kaynaklarının verimli kullanılması şarttır. Burada kamu kaynaklarının en etkili kullanım sahası ise beşeri sermayenin geliştirilmesi ve eğitime ayrılan payın artırılması seçeneğidir. Ayrıca devlet, bölgesel kalkınma ajanslarının özel sektör ile yaptığı yatırımlara bağlı ortaklık ve iştirakler şeklinde dahil olmalıdır. Böylelikle, hem kamu yararı ilkesi çerçevesinde kaynaklarını verimli kullanmış olacak, sosyal devlet ilkesinin yükümlülüklerini daha rahat yerine getirebilecektir.
    Neo-Marksist kuramın öncülerinden Paul Baran’a göre az gelişmiş ülkelerdeki ekonomik kalkınma, ileri kapitalist ülkelerin egemen çıkarlarına ters düşmektedir. (Erdoğan 2000:178) Bu tez de bölgesel ve ulusal kalkınma planlarında göz ardı edilmemelidir.  
    Yeşilırmak Havzası Projesinde gördüğümüz gibi ülkemizde yerel yönetimlerin etkili olduğu bir bölgesel kalkınma projesi, şu ana kadar ki verilere göre başarı çıtasını yakalamak üzeredir. Bununla birlikte, yapılacak olan yerel yönetim reformuyla, bölgesel kalkınma ajanslarının ve kurumlarının ulusal planlamaya ve merkezi otoriteye karşı sorumlulukları sabit kalmak şartıyla, yetkilerinde genişletilmeler yapılmalıdır. Yerel birlikler eliyle, halkın katılımı ilkesi çerçevesinde bölge halkı kalkınma sürecine katılmalı, karar alma ve yönetim mekanizmalarında söz sahibi olmalıdır.
    Değişen merkezi siyasi iktidarların, bölgesel kalkınma projelerini rafa kaldırmalarının önüne geçilebilmesi için yerel inisiyatiflerin, sendikaların ve halkın, kalkınma ajanslarında, kalkınma kooperatiflerinde ve kalkınma kurumlarında yetkili olmaları gerekliliği tartışılmalıdır.
    Kaynakça

    Adıgüzel Muhittin (2006), Kalkınma ve Kalkınma Bankacılığı. Turhan Kitapevi Yayınları, Ankara

    Dolsar (2004) Yeşilırmak Havzası Bölgesel Gelişim Projesi Mevcut Durum ve Analizi, Dolsar Mühendislik Şirketi, Ankara

    Dolsar (2006) Yeşilırmak Havzası Bölgesel Gelişme Ana Planı, Dolsar Mühendislik Şirketi, Ankara

    Dolsar (2006) Yeşilırmak Havzası Bölgesel Gelişim Ana Planı Yönetici Özeti, Dolsar Mühendislik Şirketi, Ankara

    Dolsar (2006) Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi Strateji ve Yeniden Yapılandırma Senaryoları, Dolsar Mühendislik Şirketi, Ankara

    DPT(Devlet Planlama Teşkilatı) (2000) Bölgesel Gelişme Özel İhtisas Komisyonu Raporu, DPT Yayınları, NO:2502, Ankara

    Erdoğan İrfan, (2000), Kapitalizm Kalkınma Postmodernizm ve İletişim ve Sömürünün Paketlenişi, Erk Ltd. Şti, Ankara

    Ildırar Mustafa, (2004) Bölgesel Kalkınma ve Gelişme Stratejileri, Nobel Yayın Dağıtım, Ankara

    Lekesiz Celalettin, Y. Mesci, T. Yorulmaz, Havza Yönetim Uygulamaları-Yeşilırmak Havzası Gelişim Modeli, Amasya Valiliği, 2004

    MGK(Milli Güvenlik Kurulu) (1993) Türkiye’de Bölge Planlaması Evreleri, MGK Genel Sekreterliği, Yayın No:2, Ankara

    Poroy Hüseyin, (2004) Bölgesel Gelişme Stratejileri Çerçevesinde Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi, Türkiye İktisat Kongresi

    TÜİK(Türkiye İstatistik Kurumu), (2008) Bölgesel Göstergeler 2008 TR83 Samsun, Çorum, Amasya, Tokat, TÜİK Yayınları, Ankara

             

     




    Kategori : Diğer Dökümanlar    Ekleyen : zelanakkas    Okunma Hiti : 4336



     » Bilgi Notları Kategorileri
    Dosya Ekle  
    Diğer Dökümanlar  (5)
    Zile Dökümanları  (69)
    Zile Hakkında  (13)
    Zile Makaleleri  (146)

     » En Çok Okunan Notlar
    ZİLE'DE KARA.. 14762
    MUTFAĞIMIZ.. 12848
    ZİLE MAHALLE .. 12299
    ZİLEYE BA.. 10390
    Nurhan GİRGE.. 8908
    ZİLE'NİN.. 8494
    TARİHİ V.. 8081
    ZİLE'DE A.. 7338
    Zile Beji Oldu Ama.. 6764
    CAHİT KÜ.. 5632

     » En Son Eklenen Notlar
    KAYBETTİĞ.. 1595
    ZELA SAVAŞI&#.. 3455
    ZİLE VE .. 1708
    ZİLE TARİ.. 3199
    ZELADAN ZİLEY.. 2619
    CAHİT KÜ.. 3409
    BİR ZAMANLAR.. 3129
    HÜSEYİN .. 3350
    ZİLE'DE A.. 7338
    1917 YILINDA Z.. 3507

     » CopyrightFacebook'ta Paylaş / Tavsiye Et / İletişim / Yukarı Git « 
    «•´`•.(`•.¸ ¸.•´).•´`•» Z♥ İ ♥ L ♥ E ♥ M ♥ İ ♥ Z ♥ İ (¯`•._.•._.•´¯) S ♥ E ♥ V ♥ İ ♥ Y ♥ O ♥ R ♥ U ♥ Z «•´`•.(`•.¸ ¸.•´).•´`•»
    Ayyıldız Tasarım By Göksunlu